Sönük Kalmış Kaliteli Bir Sims Oyunu: The Sims Medieval


Bu yazımızda sizlere ülkemizdeki eski ve küçük topluluklardan birisi olan Sims oyuncularının bile çoğu zaman adını sanını hatırlamadığı, dönemine ve Sims serisine oldukça ilginç şeyler vadeden lakin sönük kalmış bir oyun olan The Sims Medieval’dan bahsedeceğiz.

Steam’in ülkemizde hemen hemen hiç olmadığı 2005-2012 dönemlerinde, oyuncuların (özellikle de korsan oyunlara karşı ahlak yargısı gelişmiş olanların) oyunlarını aldıkları yerler D&R ve Teknosa gibi başlıca kitapçılar ve teknoloji marketleri idi. Tabi haliyle, ortada bir topluluk olmadığı için oyunlar genellikle ya takip edilen bir serinin (Call Of Duty gibi) devam oyunları ya da arkadaşlardan duyularak şans tanınmak istenilen ve övgülerin yerinde olup olmadığını yerinde tatmayı kendine görev bilmiş kişilerin “gurmelik” oyunları. 

Hal böyle olunca, ülkemizde belli başlı seriler özellikle “kemikleşmiş” diye nitelendirebileceğimiz çok köklü bir hayran kitlesine sahip olurken (Wolfenstein, Call Of Duty, Sims, Need For Speed) çoğu seriler de uzun bir süre boyunca ön yargının esiri oldu. 

Bahsettiğim üzere Sims’te bu serilerden birisi. Ülkemizde genellikle “lise-üniversite çağındaki kızların oyunu” gibi bir ön yargıya sahip olsa bile, aslında cinsiyet ve yaş fark etmeksizin ülkemizde küçük ama naçizane bir hayran kitlesine sahip. Özellikle The Sims 2’nin ülkemizdeki büyük başarısı sayesinde bir zamanlar epeyce geniş kitlelere ulaşan oyunun bir oyunu var ki, emeğin buruk bir hayal kırıklığı ile yoğrulmuş hali…

Tarihler 22 Mart 2011’i gösterdiğinde, EA’e bağlı olan ve Sims projelerinden sorumlu Maxis firmasının nihayet pazara sunduğu The Sims Medieval, oyunculara ortaçağ temalı, birden çok karakter sınıfına sahip olacağımız, görev yapma üzerine kurulu bir Sims oyunu vadediyordu. Yani oyuncular, ana hikaye çerçevesi altında sahip oldukları pek çok, çeşitli karakter ile görevleri tamamlaya çalışıyordu. Çeşitli sınıfların olduğu dünyada (Büyücü, Rahip, Monarşi, Şövalye) bu karakterlerin özelliklerine göre ülkenizi daha da iyi bir hale getirmek için uğraşıyordunuz.

Bir karakteriniz ile krallığı yönetirken, öteki ile han işletiyor; birisi ile maceradan maceraya koşarken öteki ile ayinlere katılıyordunuz. Renkli dünyası ile aslında iyi bir gelecek vadeden oyun, bence ne yazık ki The Sims 3 engeline takıldı.

Zira,  2 Haziran 2009 tarihinde piyasaya sürülen The Sims 3 zaten oyun dünyasında kendi klasmanında öylesine bir ivme yakalamıştı ki, gerek çıkarttıkları ek paketler ile destekleniyor oluşu gerekse The Sims 2’nin grafik ve oyun motoru üzerine ekledikleri ile halihazırda tutulan bir oyundu. Çıkmasının ardından 2 sene geçmiş olsa bile pazar payı oldukça yüksekti ve iyi bir şekilde devam ediyordu.

Kendimden hatırlarım, bir gün D&R’a oyun standlarına bakmaya ve bir şeyler almaya gittiğimde, The Sims 3 rafının hemen hemen tükendiğini, lakin The Sims Medieval rafının yalnızca bir ya da iki satış yaptığını gördüm. O zamanlar “ek paket” kelimesinin anlamını bilmesem bile yanımda konuşan iki kişinin “bu da The Sims 3’ün ek paketi galiba, baksana ortaçağ falan…” dediklerini hala anımsarım. Demem o ki bu oyun olduğu yerden çok daha iyi bir konumda olabilir iken, firmanın kendi satış politikasının kurbanı oldu.

Eğer ki The Sims serisinden hoşlanıyor ya da yeni bir “tat” arıyorsanız, bu emektar oyuna bir şans verin derim. Hepinize iyi oyunlar!