Ülkemizin Oyun Kültürünün Mihenk Taşlarından: GTA Vice City


Bir zamanlar istisnasız her internet kafe bilgisayarında bulunan, memleketimizde kendine “oyuncu” diyen hemen herkesin hakkında birkaç kelime edebileceği, Türk mod camiasının yakından tanıdığı, geçmişimizin tartışmasız oyunu: Vice City’e hadi bir güzelleme yapalım…

80’lerin “neon-disco” temasıyla, Miami’nin uyuşturucu, parti ve adrenalin üçgeninde geçen, bir neslin efsane oyunu Vice City, internet kafelerin baş tacı ve günümüzün 20-30 yaş bireylerinin çocukken “abi masa 32’yi 50 kuruşluk daha açar mısın?” sorusunun başlıca sebebidir.

Tommy Vercetti, uyuşturucu kaçakçısı ve Forelli Ailesi mafya üyesi; borçlu olduğu “dostu” Sonny Forelli’ye parasını ve uyuşturucusunu geri getirmeye söz verir. Keza Sonny’nin parası ve uyuşturucular buluşma esnasında yapılan baskında çalınmış ve işler çıkmaza düşmüştür. Tommy, paranın ve uyuşturucunun peşine düştükçe bu işin arkaplanında oldukça ilginç şeyler döndüğünü fark eder ve bu bilgi ona gücün kapılarını açar…

Güç, sorumluluğu yanında getirir. Kendi ailesini kuracak seviyeye gelen Tommy için asıl sınav buradan sonra başlayacaktır. Sistemdeki entrikalar, neon ışıklar, 80’lerin disko kültürü, arkadan bıçaklama ve içten pazarlıkçı olma; Vice City’e hoş geldiniz.

Ülkemizde ise bu yılan hikayesi bir yana, daha çok “silah hilesi yazalım, sokakları tarayalım” oyunu olarak geçen kültürü ile GTA Vice City, pek çoğumuzun ilk oyunu olmakla beraber, hepimizin hatıralarında bir efsane olarak yatmaktadır. Yapmak için saatleri çürüttüğümüz helikopter görevi, Malibu Bar, Albay’ın kızı Mercedes ve daha niceleri ile bu tarihi değeri yüksek oyun, millet olarak oyun tarihimizin önemli parçalarındandır.

Tabi bu tarihle özdeşleşmiş oyun, eskiyi yad etmek için hala arada sırada oynansa bile, ülkemizin oyun kültüründe önemli bir yere sahip olan “aksiyon, kurgu ve hikaye” üçlemesinin oturmasını sağlayarak görevini başarıyla tamamlamıştır. Kim bilir, belki o eski kodların arasında hala yüzmeyi bilmeyen bir Tommy Vercetti yaşamaktadır…